English

Birlik Hakkında

AKDENİZ DEMİR VE DEMİR DIŞI METALLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ

         

      İhracatçılarımız için zor geçen 2015 yılının ardından 2016 yılına biraz daha umutlu başladık. 2015 yılında yaşanan sıkıntıların kaynağında global ekonomi kadar Türkiye'nin iç dinamiklerinin de etkisi vardı. Düşen emtia fiyatları, gelişen ekonomilerin yavaşlayan büyüme hızı, FED'in faiz artışı beklentisi, vb. etkenler global piyasaları etkilerken; komşu ülkelerimizdeki iç karışıklıklar kaynaklı jeopolitik riskler ve genel seçimler sürecindeki siyasi belirsizlik de 2015 yılında Türkiye'nin ekonomiye yeterince odaklanmasına engel oldu.

     Yaşanan sıkıntılara rağmen 2015 yılını %4 büyüme ile tamamlayan Türkiye ekonomisi cari açığını ise milli gelirin %4,5'ine düşürmeyi başardı. Şimdilerde bu oran %4'lere kadar gerilemiş durumda. 2016 yılı itibarı ile üretici/tüketici güven endekslerinde ve kapasite kullanım oranlarında görülen artışlar umut veriyor. Aynı şekilde ihracatımızın Ocak ayından bu yana yeniden artış eğilimine girmiş olması da bir diğer olumlu gelişme. Her ne kadar artış istediğimiz seviyede olmasa da ihracatçılarımıza ve piyasalara moral vermesi bakımından bu verileri önemsiyoruz.

     Globalleşmenin gereği olarak birbirine sıkı sıkıya bağlı dünya ekonomilerinde yaşanan her gelişme doğal olarak ülkemizi de etkilemektedir. Bu kapsamda Nisan ayında açıklanan IMF 2016 Raporunda belirtildiği üzere son derece yavaş toparlanan global ekonomiden Türkiye'de nasibini almaktadır. Özellikle ihracatımızın yarısını gerçekleştirdiğimiz Avrupa pazarının büyüme hızının son derece güçsüz olması bizleri olumsuz etkilemektedir. Belli ki bu durum 2016 yılında da devam edecek.

     Komşu ve çevre ülkelerimizde yaşanan sıkıntılara ve küresel ekonomi büyüme oranlarının hala çok zayıf seyretmesine rağmen ekonomimizin pek çok ülkeden daha iyi bir büyüme hızı yakalaması aslında bizim potansiyelimizi ortaya koymaktadır. Devletimizin ihracatı büyümenin odağına oturtacak politikalara daha fazla ağırlık vermesi durumunda bu potansiyelin ortaya çıkarılması da kolaylaşacaktır.

     Elbette, kısa vadede sorunlarımıza çözüm ararken aynı zamanda geleceği de planlamak zorundayız. 2023 yılı hedeflerimize ulaşmak adına bilindik yöntem ve söylemlerin dışına çıkılması gerektiği aşikardır. Geleneksel yöntemlerle hedeflerimize ulaşamayacağımız konusunda artık herkes hemfikir durumdadır. Bu durumda ar-ge, tasarım, inovasyon ve markalaşmaya dayalı katma değeri yüksek ürünlere yönelmeyi başarmak için sinerji yaratmak ve şartlarımızı zorlamak durumundayız. Kısa ve uzun vadede yapılacakları öncelik sırasıyla biran önce hayata geçirmeliyiz.

     Devlet politikasıyla desteklenmesi yanında firmalarımızın da katma değerli ürün ihracatına daha fazla kafa yorması da ayrıca önemlidir. Zira tek taraflı olarak zorlamayla bu dönüşüm mümkün değildir. Bu bakımdan devletin destek mekanizmalarını aktif olarak kullanmak da dahil olmak üzere firmaların tüm şartlarını zorlayarak daha vizyoner bir bakış açısıyla gelecek yıllara hazırlanması gerekmektedir. Sadece işlerimiz kötü giderken değil iyi giderken de yeni fikirler üzerine çalışmalıyız.

      Vizesiz girişler başta olmak üzere AB ile yürütülen müzakereler ve ABD ile AB arasında müzakereleri hızla devam eden TTIP Anlaşması, 2016 yılı için önemli başlıklar olarak ülke gündemimizde yer almaktadır. İç ve dış gündem ne olursa olsun ülkemiz ekonomik büyümeyi yeniden hızlandıracak adımları mutlaka atmalı, bunun için en azından dış konjonktürden bağımsız olarak gerçekleştireceği reformlarla yurtiçi koşulları oluşturmalıdır.

Yönetim Kurulu

2015 Yılı Çalışma Raporu